Kendimde Neleri Değiştirdim…

Herkesin hayatında pes edip kaçmak istediği bir evre vardır. Böyle herkesten her şeyden uzaklaşmak istediği zamanlar… İşte böyle bir anda ben de her şeyi geride bırakıp kendimi bulma yoluna koyuldum.Yolum daima pozitif olmadı ama neler yaptım bunları anlatmak istiyorum. Hani bu yazı pek bir şey anlatmayacak ama sanırım benim için yazmak çok önemli.

Gelelim neler yaptım…

Ben kendimi bildim bileli dünyanın en özgüvensiz kızı olmuşumdur. Hiçbir zaman böyle kendini öven kendiyle barışık tiplerden olamadım. Hep imrendim hep kıskandım böyle insanları. Ben kendimde iyi şeyler bulmak yerine hep kötü huylarıma odaklandım. Mesela şöyle söyleyeyim… Ben hep anneme benzememekten yakındım hayatım boyunca. Babamı sevmediğimden değil ama babamla pek anlaşamam ben. Yani kafa yapımız olsun huyumuz olsun zıttır. Yani en azından öyle sanıyordum. Ama babamda şikayet ettiğim ne huy var ise hepsine sahibim. Bunu uzunca bir süre kendime itiraf edemedim ama durup durup babam böyle olsa ne güzel olur dediğim şeyleri kendime de söylemeye başladım. Bir süre sonra evrene isyan da etsem küçük bir Bülent olmamla yaşamayı öğrendim. Sonra annemin kıskandığım özelliklerine odaklandım. Dünyanın en sessiz en sabırlı insanı… Hoş arada ben onu da delirtiyorum ama olsun…

Sonra bir de gözlem yapmaya başladım. İşe başladım. Çevremdeki her insanı herkesi inceledim. Hani böyle uzaylıların arasındaki tek dünyalı gibi onları okumaya çalıştım. Bunu yaparken pek zorlandım ama yaptım. Baktım ki insanlarda görüp hoşnut olmadığım bir kaç şey bende de var… Ve bunlarla yaşamam kabul edilemezdi. Bu yüzden de önce kendimle barışmaya karar verdim.Bir süredir kilo aldım ve herkesten kaçıp duruyorum. Arkadaşlarımla görüşmüyorum sevgilimin ailesiyle tanışmaktan kaçıyorum. Dedim ki dur Özlem. Utanılacak bir durum değil bu… Şimdi neden böyle düşündün ki zaten çok saçma diyebilirsiniz ama günümüz insanları günümüz medyası insana öyle şeyler aşılıyor ki… Kendinizi o şeylerden farklı görünce dışlanacakmışsınız gibi hissediyorsunuz. Sizi bilmem ama ben böyle hissediyordum. Sonra bir de benim insanların fikirlerini inanılmaz düşünen bir yanım vardı. İşte insanlar ne der ne söyler gibi… Bir elalem takıntısıdır gidiyordu… Ki bu yüzden sürdürdüğüm öyle saçma arkadaşlıklar vardı ki… Sırf Özlem bizden koptu denmesin diye… Nelere katlandım,sustum. Hatta çoğu zaman salağa yatıp işin içinden kaçtım. Ama sonunda bunu da aştım. Yeni yıla girerken böyle hissettiğim her insandan kopacağıma kendime söz verdim. Bunu bu kadar istediğimi ve bunun beni ne kadar rahatlatacağını bilmiyordum ama yaptım.

Ki iyi ki de yaptım ♥

Bu tip şeylerin dışında elimi taşın altına koymaya karar verdim. İşteyken incelediğim insan profillerinden hareket ederek kendime dürüst bir yol haritası çıkardım. Baya baya kendimle konuşup Öz bak sen busun ama bu olsan daha iyi dedim… İradesizliğimi ve sorunlardan kaçma potansiyelimi ortadan kaldırdım. Ki insanlara karşı da daha dürüst oldum. Ben normalde her düşündüğümü dile getirmezdim ne uğraşıcam şimdi yanlış anlar derdim  ki bunu da geride bıraktım. Bir de en büyük sorunum olan ayarsız beklentilerimden vazgeçtim. Bir şeyi kusursuz yapmak uğruna yapmama durumum vardı benim. Zaten yapamayacaksın ne uğraşıyorsun modu da diyebiliriz ki onu da ortadan kaldırdım. Artık yapmış olmayı kusursuz olmasına tercih ediyorum. Bir de tahammül eşiği dediğim sorunum vardı. Onu da meditasyon ve insan insandır mottosuyla tolere etmeye başladım. Yani ben kendimi de parçalasam , bu nasıl olur diye evrene haykırsam da olacak olan olacak ve ben buna etki edemeyeceğim. En sevdiğim dizilerden biri olan Dark’ta geçen bir replikteki gibi değiştirebileceklerimi değiştirmeye çabaladım.

Bu mental şeylerin dışında yaşamsal şeylerimi de değiştirmeye başladım. Hep ekolojik ve minimal biri olmaya odaklıydım fakat bunu hiç bu kadar keskin hatlarla yapmamıştım. Mesela saçımı kendim kestim. Yani bunun minimal olmakla ne alakası var diyebilirsiniz ama benim için önemliydi. Kendi kendime yetme fikri… İlk başta çok iğrenç kestim ama sonrasında düzelttim. Ki ilk iğrenç kestiğim zaman bile hemen düzeltmek için kuaföre gitmedim. Bir kaç gün saçımı toplayıp balerin topuzu yaptım. Eşitsizlikler ortadan kalkınca bu saçımla da barışık olacağımı anladım. Bunun dışında saç boyama , modaya takılma tarzı şeyleri de kaldırdım. Sanırım 2 ay oldu ve çıkan minnoş sarı diplerime rağmen saçlarımı boyatmıyorum. Bu tip şeylerle harcadığım zamanla ne kadar çok şey yapabilirmişim onu anladım. Mesela artık daha çok okuyor daha çok izliyorum. Daha sakin daha huzurlu yaşıyorum. Bunlar benim değişimim ile alakalı kendi yorumlarımdı ama dedim ki ben bunları düşünüyorken benimle hemen hemen her gün beraber olan Onurcuma da bir sorayım. Ki sordum….

Onur’a göre de bu süreçte hayata karşı bakış açım değişmiş bu ne demek diye sorduğumda olgunlaştın dedi. İnsanları daha az umursuyorsun ve kendindeki yanlışları düzeltmeye odaklanıyorsun dedi. İrade konusunda da oldukça gelişim göstermişim.

Kısacası benim kendi adıma olan yorumum ve Onurcumun yorumu bu şekildeydi.Umarım sizlerde de işler yolunda gidiyordur. Ve son olarak bu kadar dürüst olarak yazdığım bu yazıda umarım demek istediklerimi en yalın haliyle anlatmışımdır.

Sevgiler Öz.

    ♥

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.